Banner

Eski Usul Kolonya

Macaristan Kraliçesi için esanssız olarak üretilen "Macar Suyu" olarak bilinen kokunun, İtalyan Giovanni Paolo de Feminis tarafından Köln'de esans ile birlikte üretilmesi ile bugün bildiğimiz kolonyanın ilk temelleri atılmıştır. Kolonya (Cologne) adı da buradan gelir. "Eau de Cologne" "Köln Suyu" anlamına gelir. İçindeki alkol sebebiyle başlarda tıbbi bir ürün olarak kullanılmış. Ağız sağlığı için kullanıldığını okuduğumda ilk olarak  kolonya içip kör olan insanlar olduğunu hatırladım. (İnsan neden kolonya içme ihtiyacı hisseder bu zamanda bilemiyorum, çok farklı sebepleri olabilir tabi.) Ama öğrendim ki asıl kolonyada etil alkol kullanılırken maliyeti düşürmek amacıyla metil alkol kullanıldığında pek çok sağlığa zararlı durum ortaya çıkabiliyormuş. Vikipedik* bilgileri verdikten sonra geliyorum kolonya yazısı yazmama sebep olan asıl mevzuya. :)

Bursa'da Reyhan pazarından Cumhuriyet caddesine inen ara bir sokakta yoğun kolonya kokusu götürdü bizi bu dükkana. Küçücük loş dükkan, rengarenk büyük kolonya şişeleri, hem birbirine karışan hem karışmayan kokuları ile büyülü bir dünya gibi.. Eski usul yöntemlerle yapılan kolonyalar çocukluğumuzdaki büyük cam kolonya şişerinden sizin getirdiğiniz şişeye dolduruluyor. Çocukluğumuzda bakkallarda da bulunurdu bu tip kolonya ama genelde iki, taş çatlasın üç çeşit olurdu. Limon, tütün, zambak :) Bu dükkanda ki çeşitler şaşkına çevirdi beni. Bir bodrum mandalinası kokusu varki şaşarsınız. Bildiğiniz mandalina kokusunun daha yoğun ve ferahlatıcı olanı. Ramazanın ilk gününden Bayram kolonyamızı aldık biz. Ama aklımda diğer kokular da var. Evdeki küçük parfüm şişelerini toplayıp bir kaç çeşit daha kolonya almayı düşünüyorum :)

Rebul kolonyalarını hatırladım bu dükkanı görünce. Uzun bir geçmişi var Rebul kolonyalarının, Kemal ve Rebul Eczanesine dayanıyor yani 1930'lu yıllara. Kolonyanın ülkemize gelişi de 1880'ler.. Zamanının en pahalı parfümü olan kolonyalar neredeyse unutulmak üzere. Bayramdan Bayrama hatırlıyoruz neredeyse ama bunda harika parfümlerin etkisi çok büyük. Rebul biraz daha zamana ayak uydurabilmiş diye düşünüyorum. Hangi konu mevzu bahis olursa olsun kendini geliştiremeyen, zamana ayak uyduramayan geride kalıp unutuluyor maalesef. 


Blogger tarafından desteklenmektedir.