Banner

Neden Mutlu Değiliz?

Hiç hayatınızın mutluluk muhasebesini yaptınız mı? Bir düşünün, gerçekten mutlu musunuz? Şöyle 10 üzerinden bir puan verseniz mutluluğunuza.. 5'i geçiyorsa büyük bir sıkıntı yok gerçi. İlk 3 puan da, aile ve dostlar, sağlık, para şeklinde sıralanabilir aslında. Böyle bakınca insan mutlu olmak için başka ne ister ki diyoruz. Ama öyle olmuyor. Hayat öyle bir örümcek ağı ki, o üç madde çoğumuzun mutlu olması için yetmiyor.
Dertlerimizi küçümsemek olmamalı ama bu bakış açısı. Yani dersleri kötü olan bir üniversite öğrencesi, ailesi, sağlığı, parası yerinde diye son derece mutlu olamıyor. Hatta böyle sorunların hayatlara mâl olduğunu duyuyoruz. Mutluluğumuz neye bağlı, neden mutsuzuz şöyle bir düşünelim?
Yazılı düşünme benimkisi de, sesli değil de.
 
Nasıl mutlu olunur, neden mutlu değiliz
Neden Mutlu Değiliz?
 
* İlk olarak bahsetmek istediğim, çevresel faktörlerin sağlığımıza olan olumsuz etkisinin yarattığı mutsuzluk. Bunu geçenlerde yaptığım Bulgaristan gezimde fark ettim. Evde Oksijen Yaratmak! adlı yazımda da değinmiştim. Aldığımız oksijen oranı ve kalitesi, vücudumuzu yorgun düşürüyor. Sizce de çok fazla uyuşuk, uykulu değil mi yeni nesil? Yeterince oksijen alamıyoruz. Şehrin puslu ve kirli havası uyuşturuyor sanki bizi. Büyük şehrin sosyal faydaları, hayatımızdan sağlığımızdan çalıyor. Şöyle bir Karadeniz turu yapan dönmek istemez ya da tekrar tekrar gitmek ister. Bol oksijenin verdiği enerji ile 5 saat uyku idealdir çünkü. Öyle olunca da gün bitmek bilmez. Halledilmesi gereken işler biter de insan kendisine bile zaman ayırabilir. Enerjik ve dinç bir vücut, mutluluk ile doğrudan ilişkilidir.
 
* Bir de hayaller konusu var ki, bir çoğumuzda derin yaradır. Kabuk bağlamış ama sızlayan yara.. Neden mutlu değiliz? sorusunun en basit cevabı aslında. Hayal kırıklıkları insanın çevresine belli edemeyip içten içe yaşadığı acılarıdır. Çünkü genellikle çevrenizdekiler sizi anlamaz. Çünkü sizin hayalleriniz sizin için devasa şeyler iken onlar için hayal bile değiller, çok önemsizler. Yapmak isteyip yapamadığımız her şey, yaramızı genişletir. Bu yüzden hayaller için çabalamak gereklidir. Öyle ya da böyle, az ya da çok, hayalleri için çaba göstermeli bir insan ve hayal sahibi olmamak da en büyük mutsuzluk sebebidir. Tutunacak dalı kalmadığını düşünür insan.
 
* Sevgisizlik, mutsuzluk sebeplerinden biridir. Çünkü sevgi, nefes gibi gereklidir insan için. Hayvanlar hatta bitkiler bile sevgi ile coşarken, insanın sevgisiz çiçekler açıp günlük güneşlik olması mümkün mü hiç. Aile sevgisini ayrı bir kenara koyarsak, insanların birilerinden içten bir saygı görmesi daha sevgi hissi bırakabilir. İnsanlara güvenmemenin prensip olduğu zamanlarda, birilerinin kayıtsız şartsız birbirine sevgisini sunması, hatta karşılıksız iş yapması ne kadar da zor. Ama bir teşekkür, bir güzel mesaj, bir güzel yorum insana sevgiyi hissettirir. Kötü kalpli kaba insanlar sizi de yormuyor mu? Ufak bir gülümseme ne kadar da zor geliyor insanlara. Şehrin kasvetli havasının bir parçası olmuş asık suratlar...
 
* Genel mutsuzluk sebepleri arasında gördüğüm son bir konu daha var ki insanların kıskançlığı ve hırsı. Hayallerinizi kıskanıp çalarlar, başarısız olmanız için önünüze taş koyarlar.. Bunları aslında kötü kalpli insanlar olarak önceki madde ile birleştirmek bile mümkün. Kötü insanlar iyileri de asimile ediyor. Kirliler arasında beyaz kalmak çok zor. Zamanla insan hırçınlaşıp onlara benzemeye başlıyor ve bir bakıyor ki kendine yabancılaşmış kendisini tanıyamıyor. Kendini tanımayan bir insanın mutlu olması mümkün değil ki. Mutlu olduğunu iddia etse bile, o mutluluk sandığı şey onu içten içe kemiren hırsıdır.
 
Kişisel, spesifik dertlerin yanın çevresel şartlar sebebiyle herkesi etkileyen mutsuzluk sebepleri olarak açıklıyorum ben bunları. Neden mutlu değilim? diye sorup cevap bulamıyorsanız, hayatınız da ters giden eksik olan ne bilemiyorsanız, belki de bunlardan biridir. Bunlar iç huzurunuzun kriterleri belki de. Zaten bir insanın ömrü boyunca çok mutlu olması mutluluk değildir ki. Üzülüp sıkıntı görelim ki mutluluğun anlamı olsun ama büyük dertler ya da iç huzurumuzun olmaması çok farklı durumlar.
"İç huzurumuzun olduğu, gerçek anlamda kendimizi mutlu hissettiğimiz günlere.."
 
 
Blogger tarafından desteklenmektedir.